Şaban Korkmaz


Öğretmenin Kaderi Toplumun Geleceğidir

Hiç şüphesiz ki çocuğun ilk öğretmeni anne ve babasıdır. Çünkü çocuğun yedi yaşına gelinceye kadar ki bütün güzel davranışları anne ve babası tarafından verilmektedir.


Çocukların milli ve manevi değerleri kavraması anne ve babası sayesinde gerçekleşmektedir. Çünkü bu yaşlardaki çocukların tabiri caizse bütün alıcıları açıktır, ne verirsen kalplerine ve gönüllerine kazıyarak yazarlar. Yedi yaşından sonra ki çocuğun öğretmeni ilkokul öğretmenidir. O da anne ve babanın verdiği milli ve manevi değerlerin üstüne her şeyi bina etmeye bakar.

 

Okumanın, öğrenmenin, yazmanın, araştırmanın ve incele yapmanın faydalarını usanmadan yazmaya devam edeceğiz. Çünkü insanlar okuyarak, anlayarak ve öğrendikleriyle amel etmeye bakarlarsa hayatta mutlu ve mesut olmanın anahtarlarını almış olurlar.

 

Hiç şüphesiz ki toplumumuzu aydınlatan öğretmenlerdir. Hayatta başarılı olanların en büyük mimarı yine öğretmenlerdir. Haşarı, yaramaz, huysuz öğrencileri öylesine metotlar ve yöntemler uygulayarak topluma kazandıranlar yine eli öpülesi öğretmenlerimizdir.

 

Bir köyde okul müdürlüğü yaptığım sırada bir bayan öğretmenimin cep defteri sınıfta unutmuş ve defter açık kalmıştı. İster istemez deftere şöyle bir göz gezdirdiğimde bir aylı maaşının harcama listesini üç beş defa yapmış ve yazmış durmuş.

 

Avrupa ülkelerinde birinci sınıf devlet memuru olan öğretmenler maalesef yurdumuzda zorla geçinir bir durumda bulunmaktadırlar. Hele bir de evi kiraysa, her şeyi satın alarak okumaya çalışıyorsa. Bir de üç beş tane çocuğu okuyorsa vay haline. Ümidimi yitirmiş değilim belki gün gelir de bizim ülkemizde de öğretmenler birinci sınıf devlet memuru olarak yüksek maaş alırlar ve ek iş yapmak zorunda kalmazlar. Ben bile çocuklarımı en iyi okullarda okutmak için gündüz öğretmenlik yaptım, geceleri de tencereye pazarlamaya çalışarak çocuğumun okul masraflarını karşılamaya çalıştım.

 

1980 li yıllarda Sayın yetkililer ve ilgililer: “ Öğretmenlerimizin durumlarını iyileştireceğiz, ayrı bir personel yasası çıkaracağız .” demelerine rağmen ortaya herhalde bir şey çıkmamıştı o zamanlar.

 

Bir zamanlar bir Milli Eğitim Müdürümüz vardı. İl genelinde bulunan bütün okul müdürü ve öğretmenlerin katıldığı bir toplantıda şunu söylediğine şahit olmuştum:

     “Siz sınıfa girerken sınıfın dışında bir vestiyer varmış gibi düşünün ve bütün düşüncelerinizi o vestiyere asın, teneffüse çıktığınızda alın götürün.”

Sadece 24 Kazımlarda öğretmenleri hatırlamak, onların günün kutlamak bize bir şey kazandırmıyor. Öğretmenim o gün çoluğuyla çocuğuyla bir lokantaya yemek yemeye bile gidemiyorlar. Yıl da bir kere de olsa çocuklarıyla birlikte tatil yapmaya imkânları bile olmuyor. Millerler ve devletlerarasında en üstün bir yerde olabilmemiz öğretmenlerimize gereken değerin verilmesiyle mümkün olacaktır.

 

Hayatta olan öğretmenlerimizi sağlıklı, huzurlu, mutlu yaşantılar diliyorum.  Öğretmenler gününü kutluyorum. Ebediyete intikal etmiş olan öğretmenlerimize de rahmetler diliyorum. Nur içinde yatsınlar, kabirleri cennet bahçelerinden bir bahçe olsun. Satırlarıma öğretmen şiirimle nokta koymak istiyorum.

 

Azimli çalışmasıyla yürekler sevgi bağlar,

Ümit tarlasına taze fidan diker öğretmen.

Yenilmez azmiyle ortasından bölünür dağlar,

Bu milletin kocaman yükünü çeker öğretmen.

Bilgimize bilgi katar ümit ile güldürür,

 Hiçe sayar hayatını çalışmayla sürdürür,

Okuttuğu öğrenciyi zirvelere erdirir,

Çorak toprağa ümit tohumu eker öğretmen.

Uygarlığın temelini sağlam olarak atar,

Gelecekten ders almak için geçmişine bakar,

Cehalet denen illeti yok edesiye yakar,

Atiye dönük meyve fidanını diker öğretmen.

Öğrencisinin gönlüne güneş gibi doğar o,

Sevecen kalbe her zaman yağmur gibi yağar o,.

Kalkınma yolundaki karanlığı boğar o,

Karşısına çıkan her engeli yıkar öğretmen.

Ezelden beri kanında nice cevheri vardır,

Durmaz yüceltir insanı bu dünya ona dardır.

Korkmaz’ın yolunda ışık olup parlayan kordur,

Geri kalmışlığa şimşek gibi çakar öğretmen.