Bugun...


Esra Filiz

facebook-paylas
BİLİM, TEKNOLOJİ VE TÜRKİYE BOYUTU
Tarih: 23-01-2021 22:27:00 Güncelleme: 23-01-2021 22:27:00


Dünya’nın küçük ve küresel bir köy (global village) haline geleceğinden bahsederken,  dünyanın dört bir yanında bulunan bireylerin saniyeler içerisinde her şeyi eş zamanlı öğrenebileceği, birbirleriyle kolayca iletişim halinde olabileceği, bilim teknolojinin büyük oranda ilerleyeceği düşüncesinden yola çıkmıştır iletişim kuramcısı Marshall McLuhan. Üstelik bu düşüncesini temellendirmeye çalıştığı sıralarda henüz internet erişiminden bahsetmek de mümkün değildi.  Olaya o günün penceresiyle bakıldığında ve tarihsellik göz ardı edildiğinde, bilim ve teknolojinin bu denli gelişip hayat standartlarını yükseltmesi hayaldi bir zamanlar.

 

İlk nüveleri televizyonun icadı ile atılan, daha sonra diğer kitle iletişim araçlarının hayatımıza dâhil edilmesiyle insan hayatını adeta yeniden yapılandırıp etkisi altına alan bilim ve teknoloji, insan hayatını esir alarak olası yeni tehditlere de kapı aralamıştır aynı zamanda. İnsanı bireyselliğe ve yalnızlığa iten ancak adı ‘’sosyal’’ olan medyalara da temas etmek, teknoloji bağlamında yararlı olacaktır. Teknolojinin gelişmesiyle sosyal medyaya artan rağbet, beraberinde beğenilme, takdir edilme, itibar kazanma gibi temel ihtiyaçların doyurulması, daha çok doyurulması noktasında çeşitli kişilik problemlerine sebep olabilmektedir.

 

Geçmişten günümüze icat edilen nükleer bombaların insanlara ödettiği haksız bedeller de yine bilimin insanlığa verdiği zararlar arasındadır. Tüm bu bahsi geçen konuların temelinde bilimin ve teknolojinin yanlış yönde kullanımının yattığını söylemek, her halde yanlış olmaz. Bunun yanı sıra bilim ve teknolojinin hayatımıza önemli katkılar sağladığı gerçeği de gözlerden kaçmamalıdır.

 

Örneğin günümüzde çok az bir efor sarf ederek zaman ve emek açısından ekonomik bir dönem yaşamaktayız ve bu durum bilim ve teknolojinin ileri bir seviyede olmasının tabi bir sonucudur. Her geçen gün hayatımıza bilimselliği daha fazla dâhil ettiğimiz bu günlerde, bilim insanlarının hayalleri mümkün kılan üretimlerde bulunmasını, çeşitli problemlere etkili çözümler sunmaya ve insan hayatına her anlamda katkı sağlamaya çalışarak dünyayı daha yaşanabilir, daha anlamlı kılmaya yönelik yaptıkları çalışmaları takdire şayan bulduğumu ve minnettarlığımı ifade etmek isterim. 



Bilim ve teknolojinin dünya üzerindeki yansımalarına bakıldığında gün geçtikçe ileri boyutlara taşındığını ve yaşam standartlarını iyileştirme çabası içerisinde olunduğunu söylemek yanlış olmaz. Dünya üzerinde birçok ülke, bilim ve teknolojide adeta yarışmakta, ülkesini maddi ve düşünsel anlamda daha ileri seviyelere taşımayı, vizyon ve misyonlarını genişletmeyi ve gerçekleştirebilmeyi hedeflemektedir.

 

Bilim ve teknolojide ileri seviyede olan ülkelerin kendini gerçekleştirme süreci de bir hayli yakındır bu bağlamda. Peki, ülkemizin bu yarıştaki yeri nedir? Tüm bu bahislerden sonra Türkiye’nin bilim ve teknolojideki yerine değinmek isabetli olacaktır. Yakın bir zamanda ABD Ulusal Bilim Vakfı tarafından yapılan araştırmalar sonucunda, 2008 ile 2018 yılları arasında ülkelerin bilim ve mühendislik araştırmaları ortaya çıkarılmış,  Çin’in yapılan bilim ve mühendislik çalışmalarında yüzde 20.67 gibi bir bölümünü oluşturduğu saptanmıştır.

 

Araştırmaya göre bilim ve teknolojik çalışmaların en fazla yapıldığı ülke Çin olmakla beraber sırayı ABD, Hindistan, Almanya, Japonya, İngiltere, Rusya ve İtalya gibi ülkeler takip etmektedir. Türkiye bu sıralamalar içerisinde kaçıncı sırada yer almakta diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Üzülerek söylemeliyim ki Türkiye bu listede kendisine yer bulamadı. Türkiye’deki akademik ve bilimsel ortam bu sıralamada yer alabilmek için yeterli değil izlenimi ortaya çıktı.



Çok çalışmanın önemine vurgu yapılan ülkemizde, ne yazık ki sözün anlam duvarlarını aşıp bilimin teorik ve pratik boyutuna tam olarak taşıyamadık kendimizi. Her ne kadar durumumuz içler acısı olsa da bu kaygıyı yüreklerinde taşıyan az sayıda insanın varlığı, umudun kaybedilmemesi gerektiğinin göstergelerinden biri olarak telakki edilmelidir kanımca. İlimle kalmamız dileğiyle…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
YUKARI