Bugun...


Esra Filiz

facebook-paylas
BURUK GÜNLERDE BUGÜN: BAYRAM!
Tarih: 18-05-2021 21:17:00 Güncelleme: 18-05-2021 21:17:00


Bayram, sevincin, neşenin ve mutluluğun hâkim olduğu günlerdir.

 

Geçmişten günümüze var olmuş milletlere baktığımızda, her milletin şahsına münhasır anılarını yaşattıkları yahut dini ve ulusal sebeplerle kutladıkları önemli ve istisnai günlerin süregeldiğine şahit olmuşuzdur hepimiz. Bu açıdan bayramların aynı itikadi esaslara inanan, aynı tarih ve uygarlığa sahip olan bireylerin ortak sevinç ve neşe günleri olduğunu söylenebilir.


Uygarlığımızın tüm ögeleri, bir kul olduğumuzun bilincini sürdürmeye ve ruhumuzu diri tutmaya dayalı unsurlardan oluşmaktadır. Nitekim bayramlar da bu kapsam içerisinde değerlendirilir. Çünkü bizlere sevinç ve mutluluk membası olarak hediye edilen Ramazan ve Kurban bayramlarımız, hususi ibadet vakitlerimizin de birer parçasıdır nihayetinde.

 

Mevzu bahis ibadet vakitlerinden ilki Kur’an ve oruç mevsimi şeklinde nitelendirilen on bir ayın sultanı Ramazan ayı, diğeri ise hac günleridir. İşte bu günler, rahmette bulunma, tesanüt, bölüşme ve kimsesi olmayanlara omuz verme gibi Müslüman’ı Müslüman yapan değerlerdendir.


Bu açıdan bayramların en önemli niteliği, insanları hilkatiyle bir araya getiren, mazisiyle barıştıran ve bir adım öteye götüren, tarihte bizlere daimilik bilincini kazandıran hususi vakitler olmasıdır. Bayramlarımız, bizleri tek yürek haline getiren, uhuvvetimizi güçlendiren veçheleriyle saygı ve sevginin en hoş misallerinin gözler önüne serildiği, toplumların kaynaştığı benzersiz zamanlardır.

 

Bayramlar, her daim mutluluğu, sevinci, ferahlığı ve barışı simgelemiştir bizlere. Büyüklerin daha çok sayıldığı, küçüklerin daha çok sevildiği, insanların birbirini daha çok önemsediği günlerdir bayram günleri. 
İnsanlar arasındaki etkili iletişiminin doruk seviyeye ulaştığı bugünler, her zaman aynı etkiyi uyandıramayabiliyor(muş) bizlerde ne yazık ki.

 

Bu bayram çok daha buruk, çok daha kasvetli ve kederli içimiz.  Günümüz dünyasını acının, üzüntünün ve gözyaşının kuşattığı bugünlerde, İslam coğrafyasının zulmedilen bölgelerinden yükselen feryat ve figanlar, biz Müslümanlar’ a adeta dünyada cehennemi yaşatmaktadır. Özellikle bayramımıza ulaşmaya az günler kalmıştı ki terör konusunda üstüne devlet tanımayan zalim İsrail’in kutsal ibadet mekânlarımızdan olan Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı işgal etmeye yönelik girişimlerde bulunduğuna şahit olduk ne yazık ki.

 

Geçmişteki barbar kavimlerden farksız olan İsrail askerleri, Mescid’ de ibadetlerini yerine getiren Müslüman kardeşlerimize saldırılar düzenlemekte, kutsallık atfettiğimiz bölgelerimizi yağmalamaktadırlar. Filistinli Müslümanlar cebren evlerini boşaltmak durumunda kalmış, bir kısmı haince katledilmiştir. Her canlının hakkına sahip çıkmaya çalışan, herhangi bir haksızlıkta ortalığı ayağa kaldıran bazı kesimlerimizin konu Kudüs, Mescid-i Aksa, Müslümanlar’ a zulüm olduğunda sessiz kalmasını ise işin farklı bir boyutu olarak nitelendiriyorum.


Bu işkenceler bağlamında bilinçli nesiller yetiştirmeye çok daha fazla önem vermek, zulme sessiz kalmamak, elimizden ve dilimizden geleni yapmak, hiç değilse zulme karşı buğzetmek Müslüman kardeşlerimize vefa borcumuzdur diye düşünüyorum.


 Binaenaleyh Filistin de Mescid-i Aksa da hür olmadıkça her bayramımız buruk geçecektir.
Pandemiyle, savaşla ve türlü imtihanlarla baş edebilmek için gerekli tedbire ve sabra ihtiyacımızın olduğu şu günlerde bizlere düşen tedbirle, sabırla, tevekkülle ve ümitle gelecek güzel günlere kavuşmayı beklemektir. Evlerimize bayram havasını, yüreğimize sevgiyi, çehremize gülümsemeyi getirmeye çalışmaktır. 


Şehitlerimizi ve ahirete intikal etmiş tüm sevdiklerimizi rahmetle anmak da elzem görevlerimiz arasındadır.  Rahmet, minnet, sevgi ve saygıyla…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
YUKARI