Bugun...


Mustafa Türk

facebook-paylas
DOĞA'DAN BİR NEFES ALIN
Tarih: 25-01-2021 22:13:00 Güncelleme: 25-01-2021 22:51:00


Soğuk kuru bir ayaz var sabahın ilk saatlerinde.
 
 
Dışarıda sessizlik hakim, arabamın anahtarını yavaşca çevirdim o sessizliği bozmamak adına ama yinede soğuk havanın etkisi ile küçük bir gürültü oluştu.
 
 
Sonra sis bulutlarının içerisinde Akdağ Kocayayla da fotoğraf çekimi için uzun bir yolculuğa başladım. Afyonkarahisar'dan uzaklaştıkça önce rüzgar karşıladı beni. Hani bir şarkı varya hepimizin bildiği "bir o yana bir bu yana" işte o kadar şiddetli bir rüzgar salladı. Hızımı düşürerek yoluma devam ettim. Sonra mı hiç sormayın neler neler yaşandı bir gün içinde. Şimdi siz sevgili okurlarım için yaşadıklarımı kaleme alıyorum.


Buluşma noktasında Sandıklı'dan İbrahim bey , Mustafa bey, Burcu hanımla ile buluşup diğer ekip arkadaşlarımız ile bir araya geleceğimiz Sorkun kasabasına doğru hareket ettik. Dışarıda güneş olsada Akdağ' a tırmanmanın hiçte kolay olmayacağını biliyordum. Bir grup arkadaşımız bizden önce ekip lideri Asım başkanlığında diğer basın mensubu arkadaşlarla Akdağ Kocayayla' da olduğunu öğrendik. Bunun üzerine Sorkun kasabasından Akdağ'a çıkılan zorlu ve virajlı kar, buz kaplı yol vurduk kendimizi.

Oda ne daha ilk virajda arabamız kar lastiği olmasına rağmen kaymaya başladı. Kaptanımıza bu şartlarda çıkamayacağımızı söyledik. Arabayı yolun uygun bir tarafına çektik ve diğer arkadaşları beklemeye başladık. Bir süre sonra orman müdürlüğüne ait araç yılkı atları için saman götürken hızlı bir şekilde geçti gitti. Onun arkasından Yasin ve Vahit arkadaşımız araçları ile geldiler. Telsiz ve telefon çekmediğini belirterek ekip lideri Asım'a mesajımızı iletmemizi söyledik.

Hava şartları zorlaşmaya başladı. Bir kaç denemeden sonra araç ile bir kilometre gittik yada gitmedik, araçımız bir türlü ilerlemiyordu. Bir kez daha araçı kenara çekip sırt çantalarımızı yüklenip buz ve karlarla kaplı Akdağ'a tırmanmaya başladık bile. Çünkü biz unutulmuştuk yada bilgi verilmediğini düşünüyorduk aynı zamanda kızıyorduk lider Asım kardeşimize. Biliyordu oysa bizim geleceğimizi. Bir araç gönderip bize ulaşmalı diye düşünüyorduk. Ama beklediğimiz olmayınca yürümeye karar verdik.
 

Bilmiyorum bizim yerimizde olup da bu hava şartlarında yaban domuzları ve kurtların çıkabileceği ortamda hiç bir koruyucu silah yada bir bıçak bile olmadan çıkmaya cesaret edecek birilerini olacağını düşünemiyorum.
Yirmi beş yıldır bu virajları hep araç ile geçip de bir gün böylesine havada ve eğiminde giderek yükselen Akdağ Kocayayla'ya çıkacağım hiç aklıma gelmezdi.

O yaz günlerimi düşündüm burada yürürken. Zorda olsa bunu başarmalıydık. Zaman zaman o güzelim gizemli ağaçların karlarla kaplı olması yanında kayalarda ki sarkıklar gerçekten görülmeye değerdi. Burcu hanım dizinden dört ay önce ameliyat olmasına o hava şartlarına rağmen önümüzde gidiyordu. Bizler bir arada bir dakikalık nefes molaları ile bir saat içerisinde Kocayayla'ya vardık. Yılkı atlarının bulunduğu alan yerine kır evlerine doğru ilerlemeye başladığımızda ekip arkadaşlarımız geri dönüyorlardı.
 
 
Ekip lideri Asım kardeşim hemen geri dönemediklerini anlattı. Kar fırtınası altında üç kilometrelik bir alanda yürüyüş yapıp buz tutan tabiat parkı üzerinde fotoğraflar çektik. Hava şartları giderek daha kötüleşmeye başladı. Bu nedenle yollar kapanmadan dönmeye karar verdik. Buz tutan suyun üzerinde en büyük şansızlığı yaşayanda ben oldum. Ekip liderimiz Asım kardeşim beni fotoğraflama fırsatı bulamadan kırılan buzun üzerinde buz gibi sulara gömüldüm. Herkes benimle birlikte kısa bir şaşkınlık geçirdi. Dizlerime kadar gömüldüğüm suyun içinden saniyeler içerisinden çıkıp. Yedek kıyafetlerimi giyerek anılarımda her zaman yaşayacak bir güzellik bırakarak Akdağ Kocayayla'dan bu kez araçlarla geri döndük.


Akdağ'dan indikten sonra Sorkun eski Belediye Başkanı İhsan Vurkan tarafından yaptırılan piknik alanında sucuk ekmek arası, peynir, zeytin, domates, börek çöreklerle kendimize güzel bir ziyafet verdik. Ekip lideri Asım, Vahit, İsntanbul' da oturan Ahmet kardeşimin bu ziyafette bize iş düşürmediler.
 
 
Akdağ Kocayayla güzelliğinin tadını konuşurken ortak arkadaşımız Kevser hoca'nın konusu geçince hemen onu aramaya karar verdik. Kısa bir sohbet sonunda ortak bir noktada buluşmaya karar verdik.
Bunu gerçekleştirmek için diğer arkadaşlardan vedalaşarak ayrıldık.

 

Bir buçuk saat sonra bu kez Gezler dağının eteklerinde buluşup harika bir hiking daha gerçekleştirdik. İsterseniz burada yaşadıklarımızı bir başka yazımda sizlere aktarayım sevgili okurlarım. Fırsat. Buldukça doğa ile başbaşa kalmaya bakın. İnternetten, televizyondan kurtulun çünkü sağlıklı yaşam sadece doğa'da var. Lütfen hayatınızı hafife almayın pandemi kurallarına uyarak yaz kış demeden doğa'dan sizde bir nefes alın. Herşey gönlünüzce olsun isterim. Hoşca kalın ama dostça kalın.




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
YUKARI