Bugun...


Raziye Celep

facebook-paylas
Müzikli Müze / Sabuncuoğlu Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi
Tarih: 16-06-2021 12:30:00 Güncelleme: 16-06-2021 12:30:00


‘’Şarkı söylemek, sağlığı koruyan en iyi egzersizdir.’’ (İbn-i Sina )

 

‘’Haydi…Sen şimdi, su olduğunu düşün ve kendini, su gibi hisset. Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı. Su gibi yaşam kaynağı ve su gibi bitmez tükenmez olduğunu anımsa… Su gibi küçük bir bardağın içine sığdır ki kendini, insanların damarlarına girebilmeyi öğren. Yaşam ver, vazgeçilmez ol…’’ (Mevlana)

Sizlere Anadolu’da su ve müzikle tedavi yapılan ilk hastane olarak bilinen Daruşşifa (Bimarhane) Sabuncuoğlu Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesinden bahsetmek istiyorum.

Bimar kelime anlamı itibari ile “hasta” demektir. Bimarhane ya da darüşşifa denilen binalar, Selçuklu ve Osmanlı döneminde hastaları iyileştirme amacıyla inşa edilmiş yapılardır. 

Amasya, Yeşilırmak'a paralel olarak uzanan cadde kenarında medrese plan şemasında inşa edilmiş olan Darüşşifanın giriş kapısı üzerinde bulunan Arapça kitabesinden, yapının 1308 yılında, İlhanlı hükümdarı Sultan OlcaytuMehmed Han, karısı İlduz Hatun ile Amasya’ya geldiklerinde inşa ettirdiği öğrenilmektedir.Yapı, İlhanlı Dönemi’nden günümüze ulaşan tek eser olma özelliğini de taşımaktadır.

 

Dikdörtgen avluyu çevreleyen kemerli sütunlu yolların ayırdığı odalar; Tıp ve tedavi yöntemlerinin gösterildiği Sabuncuoğlu Salonu, cerrahi operasyon ve tedavilerin yapıldığı Sabuncuoğlu Kliniği ve o dönemki hastalara uygulanan müzikoterapide kullanılan musikinin temel aletlerini ve tedavide uygulanan Türk Musikisi makamları hakkında detaylı bilgi edinebileceğiniz Müzik Tedavi Salonuna açılmaktadır. 

 

Müzede, Fatih Sultan Mehmet döneminin önemli hekimlerinden olan ve 14 yıl boyunca başhekimlik yapan Sabuncuoğlu Şerefeddin'in Amasya’da kendi yazmış olduğu, Fatih Sultan Mehmed’e armağan edilen ve ilk Türkçe cerrahi eser olan Cerrahiyyetü-l Haniyye (1465) kitabını ve çizimlerini görmek mümkün. Ayrıca bu çizimlerden yola çıkarak yaptırılan 10 ayrı branştaki(cerrahi, kadın doğum, ortopedi, göz kapağı cerrahisi, çocuk cerrahisi, kulak burun boğaz gibi) tıp ve cerrahi aletlerin eski hallerini görerektıp tarihine yolculuk edebilirsiniz.

 

Daruşşifada müzik makamları hastalara, hastalıklara, vakitlere, kişinin burç ve ten rengine göre seçilerek tedavi amaçlı kullanılmış.

Örneğin; Kalp, ciğer ve mide rahatsızlıkları için hüseyni makamı ya da zengule makamı tercih edilirken, kulunç hastalığı, baş ağrısı ve kanla ilgili rahatsızlıklarda buselik makamı ile tedavi uygulanıyormuş. Yine seher vakti ile kuşluk vakti arası hüseyni, uşşak, nevruz, acem gibi makamlar dinlenirken, ikindi ile yatsı vakitleri ise; isfahan, buselik, nigar makamları dinleniyormuş.Bir başka örnekse; beyaz tenliler için küçek makamı, esmerler için ırak, sarışınlar için rast, buğday tenliler için ısfahan makamı ve bu makamlara tabi olan makamlar tercih ediliyormuş. Bir de kişinin burcuna göre makam seçiliyormuş. Şöyle ki;

 

Burçlara Göre Makamlar

Rast- hamel (koç), tabiatı ateş.

Irak-sevr(boğa), tabiatı toprak.

Isfahan- cevza (ikizler), tabiatı hava.

Zirefkend- seretan (Yengeç), tabiatı su.

Büzürg- esed (aslan), tabiatı ateş.

Zengule- sünbüle (başak), tabiatı toprak.

Rehavi – mizan(terazi), tabiatı ateş.

Huseyni- akrep, tabiatı su.

Hicaz- kavs (yay), tabiatı ateş.

Buselik- cedy (oğlak), tabiatı toprak.

Neva- delv (kova), tabiatı hava.

Uşşak- hut (balık), tabiatı su.

 

Yapının taş işlemeciliğinin ve oymacılığının en güzel örneklerinden olan ihtişamıyla göz kamaştıran giriş kapısının etrafındaki bahçeyi yani Sabuncuoğlu Şifalı Bitkiler Bahçesini görmeden geçmeyin, derim.

 

Teması ile alanında tek olan Müzikli Müze mimarisi ve Yeşilırmak kenarındaki muazzam konumuyla farkını ortaya koyuyor. Müzeyi on iki yaş altı ve sağlık çalışanları ücretsiz ziyaret edebilirken diğer ziyaretçilerden ise cüzi bir ücret talep ediliyor, beş türk lirası gibi. Kesinlikle görmeye değer.

 

Amasya’ ya yolunuz düşerse rotanıza bu nadide müzeyi de ekleyin, derim. Son olarak sözü Başhekim Dr. Şerefeddin Sabuncuoğlu’nun sözü ile bitirelim.

‘’Vicdanın daima hırsının önüne geçsin.’’





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GÜNLÜK BURÇ
YUKARI