Bugun...


Raziye Celep

facebook-paylas
Yeni Kontrollü Yaşam
Tarih: 08-06-2020 19:05:00 Güncelleme: 08-06-2020 19:05:00


(Covid19 Günlükleri)

 

‘’Sabır, yaranın içinde Yaradan’ı görmektir.’’   (Mevlana)                                                                                                                         

 

11 Mart 2020 ülkemizde resmi olarak ilk korona virüs vakasının tespit edildiği tarih. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı ve olmayacaktı. Çin’in Yuhan bölgesinde başlayan salgın kısa sürede tüm dünyaya yayıldı. Tüm dünya ülkeleri gibi biz de bizi bekleyen kaderi yaşamaya mahkum olduk. Bize çok uzak sandığımız(!) (sadece 5946 kilometrecik! ) o virüs artık burnumuzun dibindeydi. Önce hepimiz panikledik. Ne yapacağımızı bilemedik. Ardından salgını kontrol altına almak adına önlemler, kısıtlamalar birbirini takip etti.

 

Önce okullarımız kısa süreliğine tatil edildi. İlerleyen günlerde gözümüz kulağımız Sağlık Bakanımız Sayın Dr. Fahrettin Koca‘nın yaptığı açıklamalarda oldu. Test sayıları, tespit edilen pozitif vaka sayıları, yoğun bakımdaki hasta sayıları, vefat sayıları ve iyileşen hasta sayıları… Sayılar, sayılar… Adeta hayatımız sayıların arasına sıkışıp kalmıştı. Giderek artan vaka sayıları, karantinaları da peş peşe getirdi. Bulaşıcılığın artmasıyla etkilenen apartmanlar, sokaklar, mahalleler, köyler karantina altına alındı. Ve böylece sosyal izolasyon sağlanarak virüsün etki alanı daraltıldı. Hepimiz zorunlu olmadıkça evlerimizden çıkmamaya özen gösterdik. ‘’EVDE KAL’’ çağrılarıyla, ‘’14 GÜN KURALI’’ ile sosyal yaşamda ve evlerimizde aldığımız önlemlerle hepimiz bu salgını atlatmak adına üzerimize düşeni yapmaya çalıştık. Biliyorduk ki ancak ortak bir bilinçle üstesinden gelebilirdik bu illetin.

 

Oluşturulan bilim kurulunun çalışmalarıyla ve önerileriyle yeni tedbirler alındı. Okullar eğitime ara verdi. Eğitim de bir ilk yaşandı. Uzaktan eğitimle çocuklarımız eğitimlerine evlerimizden devam ettiler. Oluşturulan EBA TV kanallarından okul dersleriyle beraber spor egzersizleri, deneyler, merak edilen bilgilerle eğitimleri desteklendi. Canlı derslerle çocuklar, öğretmen ve arkadaşları ile birlikte ders işleyerek derslere ilgileri ve motivasyonları güçlendirildi. Rehber öğretmenlerimiz bu yeni sürece uyum sağlama hususunda gerekli desteği verdi. Şüphesiz bu yaşadıklarımız hepimiz için yeniydi.

 

Korona virüs (Covid19) ‘lü yaşam bize çok şey öğretti. Olmaz dediklerimizin olabileceğini gördük. O kocaman hayatlarımızı evlerimizin dört duvarı içine sığdırdık. Kendi içimize döndüğümüz, çekirdek ailemizle bir arada kaldığımız ev günleri… Beraber yaptığımız mutfak çalışmalarıyla her birimiz adeta master şef adayı olduk. Temizlik ve hijyende çığır atladık. Parkları evlere taşıdık. Kaydıraklar, salıncaklar, bisikletler evlerimizin yeni dekorları oldu.

 

Deneyler, etkinlikler, faaliyetlerle evlerimiz çok kompleksli evlere döndü. Bu sürecin bizleri birbirimizden uzaklaştırırken, ailemizle ve çocuklarımızla daha fazla zaman geçirme fırsatı tanıdığı aşikardı. Çokca düşündük, hayatı yeniden yorumladık. Okuduk belki yazdık da. Her birimiz kendimizce bu sürecin üstesinden gelmenin yollarını aradık, arıyoruz da. Salgın sağlığımızın, birbirimizin hatta sıkıcı dediğimiz normal yaşamlarımızın, bir avuç toprağın ve bir ağaç gölgesinin ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlamamıza sebep oldu. Ruhlarımızı sığdıramadığımız o lüks beton yığınlarının içinde olan bizlere…

 

Sağlıklı bir yaşam için hepimize görevler düşüyordu. En başta sebat etmeli ve bazı fedakarlıklar da bulunmalıydık. Bu bağlamda bazı kısıtlamalara getirildi. Önce hastalıktan en çok etkilendiği tespit edilen 65 yaş ve üstü vatandaşların bir süre evlerinde kalmaları istendi. İlerleyen zamanlarda bu duruma hastalığı taşıyıcı-bulaştırıcı olma ihtimalinden dolayı çocuklarımızın da dahil edildiğini gördük.  

 

Kafeler, restoranlar, kuaför ve berberler, AVM’ler kapatıldı. Marketlerin çalışma saatleri ve kurumların çalışma saatleri, kişi sayıları ( alan metrekaresine göre ayarlanıp eksiltilerek) ve mesai saatleri düzenlendi. Pazar yerlerine yeni ayarlamalar getirildi. Otobüs ve minibüslerdeki sayılar sosyal mesafe kuralına göre yeniden ayarlandı. Maskesiz sokağa çıkmama yasağı konuldu. Büyükşehirlere ve Zonguldak’a hafta sonları sokağa çıkma yasakları getirildi. İlk kez camiler ibadete kapatıldı. Kabe de tavaf durdu. Yaşam durmasa da yavaşladı. Ramazan da teravihimiz cemaatsiz, iftarlarımız, sofralarımız misafirsiz kaldı. Bayram da eller öpülmedi. Bayramlaşmalar dijital ortamlardan yapıldı. Velhasıl yalnızlaştık, içimize döndük.

 

Bu süreçte şüphesiz en büyük yük sağlık çalışanlarına düştü. Onlar bu görünmez savaşın en önündeki savaşçılarıydı. Hastalar ile ilk temas eden, tedavilerini düzenleyen ve bu uğurda hayatları risk altında olan savaşçılar. Gerekli tedbirlerin alınmasına rağmen başkalarına nefer olurlarken, kendi yaşamlarını kaybeden kıymetli doktorlarımızın, hemşirelerimizin, hasta danışmanlarımızın, eczacılarımızın vefat haberlerini üzüntüyle öğrendik. Sırf ailelerine bulaştırmamak için evlerinden, çocuklarından, sevdiklerinden kendilerini izole eden sağlık çalışanları… Hakları ödenmez.

 

Bununla beraber güvenlik güçlerimiz, polisimiz, jandarmamız, market çalışanlarımız, minibüs-otobüs şoförlerimiz, maske, siperlik, dezenfektan gibi ürünleri üreterek halkımızın yanında olan meslek lisesi öğrencilerimiz, terzilerimiz, yerli solunum cihazı üreterek ülke ekonomimize ve halkımıza destek olan yüce gönüllü iş adamlarımıza ve bu sürece katkı sağlayan tüm halkımıza minnet borçluyuz. Bir teşekkür de önlemleri uygulayan, evde kalan vatandaşlarımıza gelsin. Gerekli durumlarda tek yürek, tek yumruk olmayı başaran yüce milletimiz bu süreçte gösterdiği sebat, cesaret ve fedakarlıkla sürecin yönetilmesinde yüksek oranda başarıyı sağladı.

 

Bu başarı beraberinde yeni kontrollü yaşamı getirdi. Maalesef henüz her şey bitmiş değil. Gelen yaz ile beraber, güzelleşen havalar salgının bittiği anlamını taşımıyor. Salgın bitmiş değil. Önlem ve tedbiri elden bırakmamak gerek. Onca fedakarlık, kaybettiğimiz canlar, evde kaldığımız o kadar gün ve onca emek bir anlık rehavetle kaybolmasın. Biraz daha sabırlı olmalıyız. Güzel günler elbet gelecek. Biraz daha sabır. Görünen o ki bir müddet daha korona ile yaşayacağız. Bu yüzden yeniden düzenlenerek açılan ortamlar da belirlenen sosyal mesafeyi (en az 1.5 metre) korumalıyız. Maske kullanmaya ve el hijyenimize dikkat etmeliyiz. Umutsuzluk yok. Sabretmek var. Korku yok. Tedbir var.

‘’Güzel günler göreceğiz çocuklar

Güneşli günler göreceğiz.

Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar

Işıklı maviliklere süreceğiz… ‘’

Nazım Hikmet Ran





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
YUKARI