Gözden kaçırmayın

Ramazan Bayramınız Mübarek olsunRamazan Bayramınız Mübarek olsun

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ), Sandıklı Kaymakamlığı, Sandıklı Belediyesi ve Sandıklı Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğinde düzenlenen “Marka Kent Sandıklı Sempozyumu”, 16 Ekim 2014 tarihinde, Sandıklı Park Otel’de düzenlenen açılış töreni ile başladı.

Açılış törenine Afyonkarahisar Valisi Hakan Yusuf Güner, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Sandıklı Kaymakamı Faik Arıcan, Sandıklı Belediye Başkanı Mustafa Çöl, AKÜ Sandıklı Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Doç. Dr. Yusuf Karaca ile öğretim elamanları ve çok sayıda davetli katıldı. 
Sandıklı marka kentin ana göstergelerinden bilinilirliğe sahip
Törende ilk olarak söz alan Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Sandıklı MYO Müdürü Doç. Dr. Yusuf Karaca, Sandıklı’nın marka değeri olan bir yerleşim yeri olduğunu söyledi. Karaca, “Bir ürünün marka değeri olmasının en önemli göstergelerinden biri bilinir olmasıdır.
Sandıklı da bana göre marka değeri bir yerleşim yeridir” diye konuştu. Türkiye’nin ciddi bir kalkınma yarışı içinde olduğunu ifade eden Karaca, Türkiye’nin dünyanın en güçlü devletleri ile rekabet ettiği bir ortamda güçlü olabilmesinin yolunun kentlerin rekabetçi olmasından geçtiğini kaydetti. Karaca, şunları söyledi: 
“Ülkemiz ciddi bir kalkınma yarışı içerisindedir. Bu yarışta dünyanın en güçlü devletleri ile rekabet ediyoruz. Ülkelerin rekabet gücü kentlerin rekabetçi yapısıyla doğru orantılıdır.
Kentler ne kadar rekabetçiyse ülkenin rekabet gücü de o kadar iyi olur. Dolayısıyla hepimiz yaşadığımızın yerin rekabet gücünü arttırmak için çalışmalıyız ki ülkemizin rekabet gücü de artsın.
İllerin ya da bölgelerin kalkınmasında pek çok kalkınma modeli olmakla birlikte bunlardan biri kalkınmanın dışarıdan gelen kaynaklarla sağlanması, diğeri ise içerideki kaynaklara yönelik politikalar geliştirilmesidir.

Türkiye uzun süredir proje temelli bir kalkınma modeli benimsemiştir. Bu çerçevede bu sempozyumdan ümidimiz Sandıklı için uygun projelerin çıkmasıdır. Yine eğer Sandıklı kendi kaynakları ile kalkınacaksa, kendi kaynaklarının ve gücünün farkına varsın ve bir farkındalık oluşsun.

Bu iki husus bizim sempozyumdan beklentimizi oluşturmaktadır.”
Osmanlı’nın başkenti Bursa’ya bağlı olan bir ilçe
Sandıklı Belediye Başkanı Mustafa Çöl Sandıklı’nın binlerce yıllık tarihinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış güzel bir şehir olduğunu belirterek,
“Sandıklı Belediyesi olarak Osmanlı’nın başkenti Bursa’ya bağlı olan bir ilçenin kültürü, gelenek ve görenekleri ve günümüze kadar uzanan kalıntılarını ortaya çıkarmak, Sandıklı’nın marka değerini yükseltecek ve bu değerlerin Sandıklı için rekabet gücü oluşturmasını sağlamak amacıyla düzenlenen Marka Kent Sandıklı Sempozyumu ile bu değerleri öne çıkarmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Geleceğe sahip çıkmanın yolunun tarihe, kültüre ve geleneklere sahip çıkmak olduğunu dile getiren Çöl, “Dünyaya medeniyet bu topraklardan ihraç edilmiştir. Tarihimize, geleneklerimize, kültürümüze ve sahip olduğumuz medeniyete sahip çıkmalı, yaşamalı ve yaşatmalıyız.
Gençliğimize ve geleceğimize sahip çıkmanın asıl yolu budur. Şehrimizin ve bölgemizin sahip olduğu değerlerin Sandıklı’da uluslararası sempozyumlarla anlatılmasını son derece önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.

Yöreler medeniyetin yansımasıdır

Sandıklı Kaymakamı Faik Arıcan da insanların yaşadığı yöreyi tüm yönüyle tanıtmasının ve bunu bir fotoğraf makinesi objektifi sadakati ile tespit ederek halkın hizmetine sunmasının ancak ciddi ve sistemli bir çalışmayla mümkün olabileceğini söyledi. Arıcan, “Bulunduğumuz yöreler medeniyetin yansımasıdır.
Yaşamsal bütünün önemli bir parçasıdır. Her taşı nadide bir mücevher kadar değerlidir. Çünkü üzerinde insan yaşar. Onu bu kadar albenili yapan ve tutku haline getiren şüphesiz ki üzerindeki yaşanmışlığıdır” dedi.
Arıcan, marka olabilmenin yolunun tanınmaktan geçtiğini belirterek, “Bu sempozyumdaki iddiamız, Sandıklı ilçesi olarak daha cazip olabilmektir. Cazip olabilmek marka olabilmeyi, marka olabilmek ise tanınmayı gerektirir.
Bunun için ilçemizin tüm aktörleri aynı hedefi seçmiştir ve bu güzel birliktelikle bu sempozyum oluşmuştur” diye konuştu. 
Sandıklı Afyonkarahisar’ın en gelişmiş ilçesi

Arıcan’ın ardından söz alan AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak ise AKÜ’nün her zaman bölgesinin sorunlarına karşı duyarlı politikalar geliştirmeye özen gösteren bir kurum olduğunu söyledi.
Solak, “Amacımız daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir Afyonkarahisar kentini ilçeleri ile birlikte 2023’e Cumhuriyetimizin 100. yılı vizyonuna uygun bir yere taşımak ve taşıma gayretini göstermektir.
Marka Kent Sandıklı Sempozyumu böyle bir çabanın sonucu ortaya çıkmıştır” dedi.
Türkiye’de son yıllarda marka şehir olma çabasının ivme kazandığının görüldüğünü anlatan Solak, şunları söyledi: 
“Hemen hemen tüm şehirlerde bu konuya yönelik ciddi çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar içinde başarı olan bazı projelere “Marka Şehir Gaziantep Projesi, Antalya Projesi, Ankara-Beypazarı Projesi, Karabük-Safranbolu Projesi, Konya Marka Şehir” çalışmaları örnek gösterilebilir.
Ayrıca hazırlık veya başlangıç aşaması olan Tokat, Kars, Erzurum, Bursa gibi projelerden de söz edilebilir. Günümüzde artık rekabet yalnızca şirketler arasında değil şehirler ve bölgeler arasında da yapılmaktadır.

Bunun tabii bir sonucu olarak bazı kentler sahip oldukları özellikleri ve kaynakları doğru yönetmek suretiyle markalaşmayı sağlayarak rekabet avantajları elde etmektedir.” 
AKÜ bünyesinde yapılan bir çalışma neticesinde Sandıklı’nın merkezden sonra Afyonkarahisar’ın en yaşanılabilir ilçesi olduğu sonucunun elde edildiğini ifade eden Solak şöyle devam etti: 
“Sandıklı Afyon’un en gelişmiş ilçesi durumundadır. Ayrıca kendine rekabet avantajı sağlayacak birçok özelliği de sahiptir. Üniversitemizin 2 yıl önce yaptığı bir çalışmaya göre Afyon Merkez’den sonra yaşam kalitesi en yüksek ilçemiz Sandıklı olarak bilinmektedir.

Buna göre bu sempozyumun Sandıklı’da yapılmış olması da bir tesadüf değildir. Sandıklı marka kente olmaya en yakın ilçelerimizden biridir. Sandıklı’nın marka kent olması demek bir cazibe merkezi olması, kaynaklarını doğru yönetmesi ve kentin yaşam kalitesinin yükselmesi demektir.” 
Türkiye’nin küresel 3 markası: İstanbul, Antalya ve THY
Dünyada marka kent olmayı başarmış birçok şehir bulunduğunu anlatan Solak, “Bazen bu şehir markaları, ülke markalarını bile geride bırakmaktadır. Türkiye’nin dünyada küresel ölçekte 3 tane markası bilinmektedir. Bunlar İstanbul, Antalya ve Türk Hava Yolları markalarıdır” ifadelerini kullandı. Solak sözlerini şu ifadelerle noktaladı: 
“Dünyanın bazı bölgelerinde bu markalara özel önem verilmektedir ve bunlar her zaman öne çıkmaktadır. Bu sebepledir ki ülkemize gelen 30 milyon dolayında turistin 10 milyonu Antalya’ya gelmektedir.


Marka kent olabilmek için öncelikle kentin kendi kaynaklarının farkına varması bir marka kent olma vizyonunu geliştirmesi gerekir. Sempozyumun son gününde yapılacak olan çalıştayda bir marka kent olma vizyonu oluşturmaya yönelik güzel bir örnekleme çıkacaktır.
Türkiye’de ilk defa bir marka kent sempozyumu, Sandıklı’da ve üniversitemizin katkısıyla gerçekleşmektedir. Bundan büyük mutluluk duymaktayım.
Termal kaynakları ile turizm potansiyeline sahip olma imkanına sahip Sandıklı’nın ayrıca ana yol üzerinde olması, birçok yöresel ürünü yetiştirmesi, tarihsel ve kültürel dokusu ile marka kente olma sürecinde sahip olduğu bu değerler sempozyum süresince değerli katılımcılar tarafından paylaşılacaktır.” 
Rotası olmayan gemiye rüzgâr yardım edemez
Sempozyumun açılış töreninde son alarak söz alan Afyonkarahisar Valisi Hakan Yusuf Güner ise dünya, ülkeler ve şehirlerin büyük bir değişim ve dönüşüm içerisinde olduğunu belirtti. Güner, “Bu değişimi yarış ve rekabet ortamı oluşturmaktadır.
Bu çerçevede ilçelerin, illerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının tüm kurum ve kuruluşların farkında olmaları ve bu farkındalıkta birlik ve beraberlik içerisinde nasıl yer alacaklarını en iyi şekilde bilmeleri gerekmektedir” dedi.

Hedefi olmayan ve rotası olmayan hiçbir gemiye rüzgârın yardım edemeyeceğini ifade eden Güner, “Hem birey, hem yönetici hem de kurum ve kuruluşlar olarak hedeflerimiz olmalıdır.
Hedefi olmayan insan ve kurum avare insan ve avare kurumdur. Mademki bu şehirde her konuda bilgi sahibi kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri ve başarılı iş adamları, yani gerekli potansiyel var, o halde ortak hedefleri ve kurumsal hedefleri belirleyip bu doğrultuda proje üretmek hepimizin gayesi olmalıdır” diye konuştu. 
Türkiye’nin en büyük sermayesi beşeri sermayedir
Bir ülkenin gelişmesi ve kalkınmasının sadece fiziki yatırımlarla gerçekleşmediğine dikkat çeken Güner, şunları kaydetti: 
“Bizim en büyük sermayemiz beşeri sermayemizdir. Bu anlamda bizlerin sosyal ve kültürel değerleri, hinterlandımız ve kültürel zenginliklerimiz oluşturabileceğimiz en önemli sosyal projelerin başında gelir.
Sandıklı ulaşım yolu üzerinde olması, termal suyunun olması, geçmişteki değerlerimizi bugüne kadar taşıması ve sürdürmesi, projelere en uygun zemin olmaktadır.
Bugün başarılı çalışmalar yürüten ve önemli projeleri gerçekleştiren illerimiz var. Bunlar gezilebilir, örnek alınabilir. Dolayısıyla Sandıklı’da bulunan tüm kurum ve kuruluşların çabalarıyla bu sempozyumda önemli çalışma ve faaliyetler ortaya çıkacaktır.
Sayın Bakanımızla birlikte görüştüğümüz ve tüm kurum ve kuruluşlarla ortaklaşa oluşturacağımız vizyon projemiz var. Bu proje tüm ilçelerimizi de içine alacak. Buradaki sempozyumda bu vizyonun bir parçası olacak.”

Konuşmaların ardından açılış töreni, Afyonkarahisar Valisi Hakan Yusuf Güner tarafından AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Sandıklı Kaymakamı Faik Arıcan, Sandıklı Belediye Başkanı Mustafa Çöl, Sandıklı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Özer ile sponsor olarak sempozyuma katkı sağlayan Sandıklılı İşadamı Ahmet Yaşar’a plaket verilmesiyle son buldu.

Sempozyumun ilk günü 3 oturumla devam etti

Öğle yemeğinin ardından devam eden ilk gün programı, oturum başkanlığını Prof. Dr. Mehmet Sarıışık’ın yaptığı 1. oturumla devam etti.
İlk oturumda Prof. Dr. Şuayip Özdemir, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kahraman ve Öğr. Grv. Türker Göksel’in “Sandıklı’nın Marka Konumlandırılması ve Marka Değerinin İyileştirilmesi için Öneriler”; Öğr. Grv. Mehmet Akif Çakırer ile Öğr. Grv. Mehmet Köksu’nun “Marka Şehir Olma Stratejisi ve Sandıklı İçin Uygulanabilir Marka Stratejileri”; Doç. Dr. Yusuf Karaca ile Öğr. Grv. Yunus Yılan’ın “Kentin Marka İmajını Oluşturmada Halkın Rolü: Sandıklı İlçesi Örneği” ve Doç. Dr. Gülfidan Barış ile Arş. Grv. Nur Özer Canarslan’ın hazırladıkları “Şehirlerin Markalaşma Sürecinde, Marka İmajı Algılamalarına Yönelik Bir Araştırma: Sandıklı İlçesi Örneği” başlıklı sunumlar yapıldı.

Doç. Dr. Tuğrul Kandemir’in başkanlığını yaptığı 2. oturumda ise Hüseyin Alper Akın “Kentsel Pazarlama Sürecinde Kentlerin Kimlik Arayışı: Güçlü Bir Kent Markası Yaratılması Yolunda Atılması Gereken Stratejik Adımlar”; Doç. Dr. Serpil Ağcakaya ile Uzman Yardımcısı Naif Fıratcan Çınar “Kentleşme Sürecinde Marka Kent Algısı ve Sandıklı”; Arş. Grv. Esra Kut “Marka Kent Olma Yolunda Cittaslow Felsefesi ile Bütünleşmesi Düşünülen Sandıklı”; Öğr. Grv. Mehmet Akif Çakırer ile Öğr. Grv. Mehmet Köksu “Benchmarking Yönetim Tekniğinin Şehir Markalaşmasında Önemi ve Sandıklı İlçesinde Uygulanabilirliği” başlıklı bildirilerini sundular. Sempozyumun ilk günkü programı, oturum başkanlığını Yrd. Doç. Dr. Mustafa Sandıkçı’nın yaptığı özel oturumun ardından sona erdi.

“Marka Kent Sandıklı Sempozyumu”, 17 Ekim 2104 Cuma günkü oturumların ardından 18 Ekim 2014 Cumartesi günü yapılacak kapanış oturumuyla sona erecek. Sempozyuma ilişkin ayrıntılı bilgiye www.markasandikli.com adlı web adresinde ulaşılabilmektedir.