“Zandan sakının. Çünkü zan, sözün en yalanıdır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın, birbirinizin (özel hayatına) göz ve kulak dikip kusur aramayın, birbirinizi kötülüğe teşvik etmeyin, birbirinizi kıs kanmayın, birbirinize kızıp öfkelenmeyin, birbirinize (küsüp) arka çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Hiçbir Müslüman’a kardeşiyle üç günden fazla küs kalmak helal olmaz  (Buhari-Müslim-Tirmizi) Şu yalan olan dünyada insanlar neyi paylaşamıyor ki? Her şey gelip geçici ise, diğer tarafta ebedi bir âlem varsa, her şey ama her şey boş değil mi? Her bir kişinin en önemli görevi sürekli olarak ahirete yatırım yapması olmalıdır değil mi? Allah dostu Şair Yunus Emre boşuna mı söylemiş: “Yaratılanı hoş gör yaratandan ötürü.” Kişi bunu da anlayamıyorsa ne demek gerekir ben bilmiyorum. Peki, burudan edindiğimiz bilgiye göre abdest alıp namaz kılan kişi bir de birinci derecede akraba ise yıllar yılı küs durması, konuşmaması, bayram seyran bilmemesi, hal hatır sormaması, sılayı rahim yapmaması uygun olur mu? Bu kişi bunu yapıyorsa demek ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hayatını bilmiyor ve ondan şefaat beklemiyor.  Rabbim öğrendiklerimizle amel etmeyi cümlemize nasip eylesin. Amin. &&& Büyükler ne güzel söylemişler: “Dişi kuş yapar yuvayı, İçini dışını sıvayı sıvayı.” Bir Hadis-i Şerifte de Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ne güzel buyurmuştur: Dört haslet kişinin mutluluğundandır: 1-Hanımının Saliha olması, 2-Çocuklarının iyi ve hayırlı olması, 3-Karşılaşıp görüştüğü insanların dürüst olması, 4-Geçimini oturduğu yerden (helal, kolay ve emin olarak) sağlaması. &&& ZİHİNLERE KAZINACAK SÖZLER Hiç şüphesiz ki aklı eren bir insan için “Mü’min” ve “kul” sıfatları ne güzeldir. Buna eriştikten sonra başka yakışıksız isim ve sıfatlar takınmak ve takmak kişiliği zedeler, bu iman vakarına da ters düşer. Aynı zamanda edebi, terbiyeyi, sevgiyi ve saygıyı tümünden zedeler. İnsan, mayası itibariyle bu gibi günah ve kusurlara kayabilir. Önemli olan, kusur ve günahını idrak edip hemen Allah’a dönmesini, tevbe ve istiğfarda bulunmasını bilmesidir. Aksi halde kişiyi zalimler sınıfına girer ve ona göre geleceğini hazırlar.  Şüphesiz imandan kaynaklan böyle bir Duygu ve düşünce, nefsi kontrol altında tutar ve kişinin içinde manevi bir bekçi olarak görev yapar. Takva sahibi bir Müslüman’ın şu dört şu şeyi çok iyi bilmesi, zihinlerine kazıması, hiçbir zaman unutmaması, iki cihan saadetine kavuşmada ana prensip edinmesi gerektiğini ki Cihan Server-i Hz. Muhammed (s.a.v.) Hadisleriyle bizleri müjdelemektedir: 1-Hayatta hiç unutmayacağın iki şey: Başkasının sana yaptığı iyilik, Senin başkasına yaptığın kötülük. 2-Hemen unutman gereken iki şey: Senin başkasına yaptığın iyilik, Başkasının sana yaptığı kötülük.