“Kıyamet alametleri ipe dizilmiş boncuk misalidir. İp koptuğunda, boncuklar peşi sıra dökülür.” (Müstedrek, 8683)

Hadis-i şerif’in devamında arzedilen büyük alâmetler şunlardır:
Duhan (Duman), Deccal, Dâbbetü’l-Arz, Güneşin battığı yerden doğuşu, İsa bin Meryem Aleyhisselâm’ın(Mesih-Mehdi) inişi, Ye’cüc ve Me’cüc, biri doğuda, biri batıda, biri de Arap yarımadasında olmak üzere üç yerin batması, Hicaz tarafından büyük bir ateşin çıkması.

Kıyametten önce gerçekleşecek şiddetli savaşların genel ismi Melhamei Kübra veya Armagedon olarak adlandırılır.Bu savaşlarla birlikte şiddetli yangınlar ve depremlerde meydana gelecektir.Günümüzde bu savaşların başlangıcı Suriye İç Savaşıyla başlamıştır.Devamında ise Filistin- İsrail,Ukrayna-Rusya,Azerbaycan-Ermenistan,Yemen,İran-İsrail ,15 Temmuz Darbe Girişimi ve bundan sonrada  gerçekleşecek savaşlar bu ayet ve hadislere göre olacaktır.

Günümüzde gerçekleşen deprem ve yangınlarda bu ayet ve hadislerin alametlerindendir.Bu 3  durum olan deprem,yangın ve savaşlarda öne çıkan durum ise 7 rakamıdır.Rusya ve Ukranya,İsrail ve Filistin savaşlarında ‘V’ harfi öne çıkmıştır .V harfi Arapça 7 rakamının karşılığıdır ve mesajlarda 7 rakamına vurgu yapılacak şekildedir.Yangınlarda ise 7 rakamı ön plana çıkmıştır.Dünyanın en büyük yangınlarından olan Los Angeles yangınları 7 Ocak 2025 tarihinde başlamıştır.Güney Kore’deki yangınların sembollerinden olan 7. Yüzyılda yapılmış Budist Tapınağı yanmıştır.Türkiye’de 2021 yangınları ise ilk olarak plakası 07 olan Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlamıştır.

Depremlerde ise yine 7 rakamı ön plana çıkmıştır.Hatay Merkezli deprem 7.7,Fas Depremi 7 ve Mynmar depremi ise yine 7.7 şiddetindedir.Özellikle Hatay depreminde şiddetli gök gürlemeleri ve olağanüstü ışıklar görülmüştür.

Mehdi-Mesih’in hayatında da 7 rakamı önemlidir…

İncil’de;

Vahiy 16

 

Allah'ın Öfkesi ve Yedi Tas

1/Sonra tapınaktan yükselen gür bir sesin yedi meleğe, “Gidin, Allah'ın öfkesiyle dolu yedi tası yeryüzüne boşaltın!” dediğini işittim.

2 / Birinci melek gidip tasını yeryüzüne boşalttı. Canavarın işaretini taşıyıp heykeline tapanların üzerinde acı veren iğrenç yaralar oluştu.

3/İkinci melek tasını denize boşalttı. Deniz ölü kanına benzer kana dönüştü, içindeki bütün canlılar öldü.

4 / Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü. 5/Sulardan sorumlu meleğin şöyle dediğini işittim:

“Var olan, var olmuş olan kutsal Allah!

Bu yargılarında adilsin.

7/ Kutsalların ve peygamberlerin kanını döktükleri için,

İçecek olarak sen de onlara kan verdin.

Bunu hak ettiler.”

7/ Sunaktan gelen bir sesin,

“Evet, Her Şeye Gücü Yeten Rab Allah,

Yargıların doğru ve adildir”

dediğini işittim.

8/ Dördüncü melek tasını güneşe boşalttı. Bununla güneşe insanları yakma gücü verildi. 9/İnsanlar korkunç bir ısıyla kavruldular. Tövbe edip bu belalara egemen olan Allah'ı yücelteceklerine, O'nun adına küfrettiler.

10/ Beşinci melek tasını canavarın tahtına boşalttı. Canavarın egemenliği karanlığa gömüldü. İnsanlar ıstıraptan dillerini ısırdılar. 11/Istırap ve yaralarından ötürü Göğün İlah'ına küfrettiler. Yaptıklarından tövbe etmediler.

12 /Altıncı melek tasını büyük Fırat Irmağı'na boşalttı. Gündoğusundan gelen kralların yolu açılsın diye ırmağın suları kurudu. 13/Bundan sonra ejderhanın ağzından, canavarın ağzından ve sahte peygamberin ağzından kurbağaya benzer üç kötü ruhun çıktığını gördüm. 14/Bunlar doğaüstü belirtiler gerçekleştiren cinlerin ruhlarıdır. Her Şeye Gücü Yeten Allah'ın gününde olacak savaş için bütün dünyanın krallarını toplamaya gidiyorlar.

15 /“İşte hırsız gibi geliyorum! Çıplak dolaşmamak ve utanç içinde kalmamak için uyanık durup giysilerini üstünde bulundurana ne mutlu!”

16 /Üç kötü ruh, kralları İbranice Armagedon denilen yere topladılar.

17/Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, “Tamam!” dedi.

18/ O anda şimşekler çaktı, uğultular, gök gürlemeleri işitildi. Öyle büyük bir deprem oldu ki, yeryüzünde insan oldu olalı bu kadar büyük bir deprem olmamıştı.

19 /Büyük kent üçe bölündü. Ulusların kentleri yerle bir oldu.Allah  büyük Babil'i anımsadı, ona ateşli gazabının şarabını içeren kâseyi verdi.

20 / Bütün adalar ortadan kalktı, dağlar yok oldu.

21 /İnsanların üzerine gökten tanesi yaklaşık kırk kilo ağırlığında iri dolu yağdı. Dolu belası öyle korkunçtu ki, insanlar bu yüzden Allah'a küfrettiler.

 

Melhame-i  Kübra Savaşıyla İlgili Hadisi Şerifler;

 

Muaz bin Cebel’den radıyallahu anh rivayetler:

“Rasûl, Beytu’l Makdis’in imarı Yesrib’in harabıdır. Yesrib’in harabı melhamenin (savaşın) çıkmasıdır. Melhame İstanbul’un fethidir, İstanbul’un fethi Deccal’in çıkmasıdır! buyurdu. Sonra elini (Rasûlullah), konuşmakta olduğu kimsenin (Muaz’ın) dizine vurdu ve: ‘Senin burada oturuyor olman nasıl gerçekse, bu söylediğim de öyle gerçektir’ buyurdu.” (Müsned, 22023; Ebu Davud, 4294.)

Naf’i bin Utbe bin Ebi’l Vakkas’tan radıyallahu anh rivayetle:

“Arap yarımadasıyla savaşacaksınız, Allah size fetih nasip edecek. Sonra Farslarla savaşacaksınız, Allah size fetih nasip edecek. Sonra Rumlarla savaşacaksınız, Allah size fetih nasip edecek. Sonra Deccal’le savaşacaksınız, Allah size fetih ihsan edecek.” (Müsned, 1540; Müslim, 2900.)

“Sizler Rumlarla güvenli bir barış yapacaksınız. Siz ve onlar birlikte arkanızdan saldıran başka bir düşmanla savaşacaksınız. Zafer kazanıp, ganimet mallarını alarak savaştan sâlimen çıkacaksınız. Sonra savaştan dönüp de tepeleri bulunan bir meraya varacaksınız. Orada haç ehlinden bir adam, haçı yukarı kaldırarak haç galip geldi diyecek, Müslümanlardan bir adam da kızarak, kalkıp o haçı kıracaktır, işte o zaman Rumlar, aranızdaki barışı bozarak sizinle büyük bir savaş yapmak üzere toplanacaklardır.” (Ebu Davud, 4292)

Bir başka rivayette şöyle geçmektedir:

“…Orada haç ehlinden bir adam, haçı yukarı kaldırarak haç galip geldi diyecek, Müslümanlardan bir adam da kızarak, o adamı öldürecektir. İşte o zaman Rumlar, aranızdaki barışı bozarak sizinle büyük bir savaş yapmak üzere toplanacaklardır.” (Müsned, 16826)

 

” ‘Rumlar, A’mak ve Dâbık (Hadisin söylendiği dönemlerde iki toprak parçası da Halep şehri yakınlarında, Suriye toprakları içerisindeydi. A’mak, bir kısmı Türkiye toprakları içinde, Suriye sınırları yakınında Hatay civarlarındadır. Amik ovası olarak bilinir.) isimli yerlere inmedikçe kıyamet kopmaz. Onlara karşı Medine’den bir ordu çıkar. Bunlar o gün arz ehlinin en hayırlılarıdır. Bu ordunun askerleri savaşmak üzere saf saf düzen alınca, Rumlar: ‘Bizden esir edilenlerle (ya da bizden esir alanlarla) aramızdan çekilin de onları öldürelim!’ derler. Müslümanlar da: ‘Hayır! Vallahi sizinle, kardeşlerimizin arasından çekilmeyiz.’ derler. Bunun üzerine (Müslümanlar) onlarla harp eder. Bunlardan üçte biri kaçar. Allah ebediyyen bunların tevbesini kabul etmez. Üçte biri katledilir, bunlar Allah indinde şehitlerin en faziletlileridir. Üçte biri de muzaffer olur. Bunlar ebediyen fitneye düşmezler. Savaşı kazanan üçte birlik ordu İstanbul’u fethederler. (Fetihten sonra) bunlar, kılıçlarını zeytin ağacına asmış, ganimet taksim ederken, şeytan aralarında şöyle seslenir: ‘Mesih Deccal, sizin arkanızdan ailelerinize ulaştı!’ Bunun üzerine, çıkarlar. Ancak bu haber yanlıştır. Şam’a geldiklerinde (Deccal) çıkar. Bunlar savaş için hazırlık yapıp safları düzenlerken, namaz için kamet okunur. Derken İsa İbni Meryem iner ve onlara gitmek ister. Allah’ın düşmanı, İsa’yı görünce, tıpkı tuzun suda erimesi gibi, erir de erir. Eğer bırakacak olsa, (kendi kendine) helak oluncaya kadar eriyecekti. Ancak Allah onu eliyle öldürür; öyle ki onlara, mızrağındaki kanını gösterir.” (Müslim, 2897)

“Kıyametten önce gerçekleşecek altı şeyi sayıyorum: Ölümüm, sonra Beytu’l Makdis’in fethedilmesi, sonra aranızda, koyunlar arasındaki salgın ölümleri andıran çokça ölümlerin olması, sonra malın oldukça artması, öyle ki bir kişiye yüz dinar dahi verilecek olsa yine razı olmaz. Sonra Arap evlerinden girmedik hiçbir ev bırakmayacak olan bir fitne, sonra sizler ile Ben-i Esfer/Rumlar arasında bir antlaşma olacak. Onlar bu antlaşmayı bozacaklar, size her birisi altında on iki bin asker olmak üzere seksen sancak altında saldıracaklar.” (Buhari, 3176)

“Büyük savaş gününde Müslümanların çadırı (komuta merkezi) Şam’ın en hayırlı şehirlerinden olan Dimeşk adındaki şehir tarafındaki Guta da olacaktır.” (Müsned, 21725; Ebu Davud, 4298.)

“Beytu’l Makdis’in imarı Yesrib’in harabıdır. Yesrib’in harabı melhamenin (savaşın) çıkmasıdır. Melhame İstanbul’un fethidir, İstanbul’un fethi Deccal’in çıkmasıdır! buyurdu. Sonra elini (Rasûlullah), konuşmakta olduğu kimsenin ( Muaz’ın) dizine vurdu ve: ‘Senin burada oturuyor olman nasıl gerçekse, bu söylediğim de öyle gerçektir.’ buyurdu.”(15 Temmuz Darbe Girişimi)

“Allah Rasûlü ganimet elde edelim diye bizleri Medine çevresine yolladı. Ganimet alamadan geri döndük. Yüzümüzdeki yorgunluk izini görünce ayağa kalktı ve ‘Allah’ım! Onları bana havale etme, haklarından gelemem. Nefislerine havale etme, aciz kalırlar. İnsanlara da havale etme onları öteler başkalarını tercih ederler.’ Sonra şöyle dedi: ‘Siz Şam’ı, Rum’u ve Fars’ı fethedeceksiniz. Şu kadar (çok) deveniz, ineğiniz ve koyununuz olacak. Öyle ki birine yüz dinar verildiğinde (az bulup) öfkelenecek. Sonra elini benim başımın üzerine koydu ve ‘Hilafetin mukaddes topraklara indiğini gördüğünde muhakkak ki depremler, belalar ve büyük işler yaklaşmıştır. O gün kıyamet, benim elimin senin başına yakın olduğundan daha yakın olacaktır.’ ” (Müsned, 22487; Ebu Davud, 2535.)

 

KUR’AN-I KERİM’DE;

 

5/Hicr-87: Andolsun, sana çiftlerden yediyi ve büyük Kur’an’ı verdik.

Bu ayette çiftlerden 7’yi verdik diyor Allah’u Teala yani ‘7’ iki kere tekrar etmektedir…

23/Muminun 86: De ki: “Yedi göğün Rabbi ve büyük Arş’ın Rabbi kimdir?”

71/Nuh 15: Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır?”

12/Yusuf 43: Hükümdar:” Ben (rüyamda) 7 besili inek görüyorum, onları 7 zayıf inek yiyor; bir de 7 yeşil başak ve diğerleri ise kupkuru. Ey önde gelen (kahin bilginler,) eğer rüya yorumluyorsanız benim bu rüyamı çözüverin” dedi.

 

2/Bakara 29: Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O’dur. Sonra göğe yönelip (istiva edip) de onları yedi gök olarak düzenleyen O’dur. Ve O, her şeyi bilendir.

 

65/Talak 12: Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah’ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah’ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.

 

67/Mülk 3: O, biri diğeriyle ‘tam bir uyum’ (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir ‘çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun?

78/Nebe 12: Sizin üstünüze sapasağlam yedi gök bina ettik.

 

TEVRAT’TAN;  

 

40 gün sonra, dünyanın gözü önünde sütun dünyadan göğe uzanacak ve Mesih (Mehdi Tevrat’ta Mesih Olarak Geçer)ortaya çıkacak. Burada DOĞU TARAFINDAN BİR YILDIZ YÜKSELECEK, çeşitli renkleri olacak ve 7 başka yıldız da o yıldızı çevreleyecek ve her taraftan onunla savaşacak, 70güne kadar her gün üç kere. Ve dünyanın tüm insanları görecek. (15. Shemot: Mesih’in gelişi, no. 101)ZOHAR’da geçen bu ayet Mehdi’ye işaret etmiştir.7 Rakamı ‘2’ kere tekrar etmektedir.

 

İNCİL’DE;

 

Vahiy 8. Kısımdan ;

Yedinci Mühür ve Altın Buhurdan

Kuzu yedinci mührü açınca, gökte yarım saat kadar sessizlik oldu. 2 Allah’ın önünde duran yedi meleği gördüm. Onlara yedi borazan verildi.


Altın bir buhurdan taşıyan başka bir melek gelip sunağın önünde durdu. Tahtın önündeki altın sunakta bütün kutsalların dualarıyla birlikte sunmak üzere kendisine çok miktarda buhur verildi.
 Kutsalların dualarıyla buhurun dumanı, Allah’ın önünde meleğin elinden yükseldi.  Melek buhurdanı aldı, sunağın ateşiyle doldurup yeryüzüne attı. Gök gürlemeleri, uğultular işitildi, şimşekler çaktı, yer sarsıldı.


Yedi Borazan

Yedi melek ellerindeki yedi borazanı çalmaya hazırlandı.
 Birinci melek borazanını çaldı. Kanla karışık dolu ve ateş oluştu, yeryüzüne yağdı. Yerin üçte biri, ağaçların üçte biri ve bütün 
yeşil otlar yandı.


İkinci melek borazanını çaldı. Alev alev yanan, dağ gibi büyük bir kütle denize atıldı. Denizin üçte biri kana dönüştü. Denizdeki yaratıkların üçte biri öldü, gemilerin üçte biri yok oldu.
Üçüncü melek borazanını çaldı. Gökten meşale gibi yanan büyük bir yıldız ırmakların üçte biri üzerine ve su pınarlarının üzerine düştü.
 Bu yıldızın adı Pelin’dir. Suların üçte biri pelin gibi acılaştı. Acılaşan sulardan içen birçok insan öldü.


Dördüncü melek borazanını çaldı. Güneşin üçte biri, ayın üçte biri, yıldızların üçte biri vuruldu. Sonuç olarak ışıklarının üçte biri söndü, gündüzün ve gecenin üçte biri ışıksız kaldı.
Sonra göğün ortasında uçan bir kartal gördüm. Yüksek sesle şöyle bağırdığını işittim: “Borazanlarını çalacak olan öbür üç meleğin borazan seslerinden yeryüzünde yaşayanların vay, vay, vay haline!”