Yazıma başlamadan önce MHP ve DEM'in Genel Merkezleri başta olmak üzere tüm teşkilat ve örgütlerinin tabanlarını, toplumlarını, kamuoyunu ikna toplantıları ile başlatılan yeni sürece verdikleri çabanın, Osmanlı döneminde ilk ayaklanmayı başlatıp, balkanlarda ki toprakların batılılara, Rusyalara kalmasını sağlayan Bosna kökenli, sahte ulusalcı tayfanın kozmik odasında beslendiği CHP'lilerin takosuna takılan AK Parti Genel Başkanına ve Genel Merkezine vermesi gereken destekten bi haber, sanki hiç bir şey yokmuş gibi sesiz, sedasız oluşlarına dikkat çekmek isterim.


Ve başta AK Partililer olmak üzere100 Yaşını geçen ülkemin yıllardır yaşadığı sorunları güçlü bir demokrasiye giden dikenli yol olduğunu, yaşanan ve yaşanacaklar karşısında paniklenmeden, halkların istemleri karşınsın da empati yaparak ülke bölünüp, parçalanacak algılanmasından uzak durarak bu yeni sürece tüm samimiyetleri ile iki el değil tüm kolları ile sarılmalılar derim.


Yıllardır yaşanan sorunların çözümü konusunda kalıcı adımlar atamayan ve oy kaygısı içinde ne yapacaklarına bir türlü karar veremeyen siyasiler başta olmak üzere herkesin bu ülke de yaşananlar karşısında sağduyu ile hareket etmesi ve yaşananların ülkenin daha güzel bir ülke olması için çekilen sancılar olduğunu ama bu sancıların ilacının da daha iyi bir Anayasa, daha etkili bir Demokrasi anlayışı olduğunu bilmesi ve buna göre adım atmasının şart olduğunu herkes bilmelidir.. 


Dünyanın hiç bir ülkesinin bir eli yağda diğeri balda olmadığını ama hepsinin derdinin de önce insan, bu insanların demokrasi istemi olduğunu da bilmek gerekirken, yaşanan ve yaşanacaklar karşısında kızılca kıyamet koparmadan, sakin kafalar ile ve en önemlisi bir birini suçlayarak değil, aynı masa etrafında bir araya gelerek sorunları çözmek olduğu unutulmamalıdır..


Çünkü bu Anadolu’nun sadece birilerinin değil, bu ülke de yaşayan herkesin olduğunu bilmeli ve buna bu güzelim ülkemizi ona göre yönetmeliyiz.Evet başta dediğim gibi dikensiz gülün olmayacağını zaman zaman elimizi, yüreğimizi kanayacağını bildiğimiz sorunlara o kızgınlıkla değil, sakince ve de akıllıca çözüm aramak gerekir derim..


Evet, bu bakışla baktığımız bu Anadolu'da yaşayıp, bu toprakların sadece kendilerinin olduğunu sanan ve bu yönde saçmalayanlar başta olmak üzere herkesin eteklerinde ki taşları döküp, adım, adım ama 'şimdilik' sancılı, kanlı olmayan ve adı konmayan yeni sürece katkı sunmalı derken MHP'nin aylar öncesi başlattığı 'Bir ve Birlikte Hilal’e Doğru Türkiye' çalışmaları sonrası Bahçeli'nin uzattığı el ile DEM'lilerin İmralı ziyaretleri, İmralı'nın Kandil'e ve Suriye'ye ve tüm Ortadoğu'ya yansıyan çağrısının AK Parti Teşkilatlarınca da duyulması gerekir.


Çünkü, DEM'lilre el uzatıp, Öcalan'a 'Kurucu önder' deme cesaretinde bulunan MHP kadar olamadıklarını gördüğüm CHP'nin kozmik odasındakilerin ve çatışmalardan, iç huzursuzluktan karanlık güçlerin yanında İsrail' başta olmak üzere dış güçler denenlerin boş durmadığı bir zamanda bir çok yerde yerelde muhalefet olup, iktidar olan CHP'li DEM'li belediyeler ses çıkaramadıklarını gördüğümüz AK Parti İl, İlçe, Belde ve Mahalle Teşkilatlarının yanında gençlik, kadın kolları, belediye ve il genel meclis üyelerinin her zamanki gibi bu süreçte de  tüm yükü Erdoğan'ın omuzlarına bıraktığını izliyor ve üzülüyoruz.


Evet, başta Kürt olan AK Partili Milletvekilleri, Belediye ve İl Genel Meclis Üyeleri, İl, İlçe Başkanları olmak üzere AK Parti Teşkilatlarının da Kudüs'ü ele geçirmek için Fatihten önce karadan gemileri denize indiren Kürt Selahaddin Eyyubi'nin cesaretini ortaya koyan MHP ve DEM kadar bu önemli sürece AK Parti Teşkilatları hatta trolleri de omuz verip, en azında bir açıklama, yerellerde yapacakları ikna toplantılarıyla yorgun olan Erdoğan'ın omuzlarında ki bu yüke omuz vermelidir..


Gündemi belirlemek..
Baş döndürücü bir gündemle yaklaşan genel seçimler öncesi yaşananları en hızlı, en doğru ve en güvenilir şekilde kamuoyuna duyurma gayretimiz sanırım siz sevgili okurlarımızın dikkatinde kaçmıyor..


Bir taraftan Ardahan ve Ardahanlının gerçek gündemini tutup, yansıtmak, diğer taraftan saniye de bir değişen siyaset gündemi atlamamak için verdiğimiz mücadele ile her gün gündem yaratan haberlerimizle karşınıza çıkarken bu kentte, bu kenttin dışında yaşayan Ardahanlıların merak ettiği siyaset alanında ki gelişmeleri de en kısa sürede okura verme sorumluluğu ile gazetecilik yapıyoruz..
Biz bunu yaparken birileri gibi ‘Çal, al, yapıştırla’ değil, bir diğerleri gibi yağcılık, taraf tutarak değil, ya da bizim yazdıklarımızın oluşturduğu kamuoyunu kıskanıp, haber ve yorumlarımızı çürütmek için çabalamakla değil sadece ve sadece gazetecilik yaparak işimiz yapmanın yorgunluğundayız.. 


Siyaset sahnesinin gün geçtikçe biraz daha hareketlendiği bir süreçte asıl işimizi, gazeteciliği yapmanın yoğunluğu ve stresi için de gündemi belirlemek gerçekten zor, bir o kadar da zevk veren bir durum olurken, bizlerin yaptığını yapamadıklarını saklamak için gündemi TIRPANLAMAK isteği de taşa çarpıp, MASAT ister.